HER ŞEYE FİKRİ
OLANLAR (!)
Etrafımızda her konuda bir fikri olan yüzlerce insan var.
Her yerde rastlıyor hatta maruz kalıyoruz.
Ortamdan kaçmanın yollarını arıyoruz. Bazen kaçmayı başarıyor bazen
cevap vermeye çalışıyor bazen de sadece dinlemekle yetiniyoruz.
Çevremizde yer alan bu insanların özelliklerini sayacak
olursak; öncelikli olarak bu tip insanların müthiş derecede gelişmiş savunma
yetenekleri var, insanlara karşı çok kolay önyargı oluşturabiliyorlar. Konuşma
sırasında ise çok hızlı bir şekilde, yüksek sesle, duraksamamaya çalışarak,
kısa nefesler alarak, karşısındaki insana konuşma şansı vermeden
gerçekleştiriyorlar ve cümle içerisinde aynı kelimeleri kullanıyorlar. Vücut
hareketleri de değişiklik göstermeye başlıyor; bacak bacak üstüne atmak, geriye
doğru yaslanmak, önlerinde masa tipi bir şey varsa dirseklerinden bir tanesini
onun üzerine koymak gibi… Dikkatle
incelediğinizde anlattıkları her olay birbirine benzediğini sadece mekanın ve
kişilerin değişiklik gösterdiğini gözlemleriz. Olaylar anlatılırken oldukça
fazla abartılır. Sevmedikleri kişilerin şahsi özelliklerine yer verilir.
Karşısında bulunan kişinin desteğini almak ve haklı olduklarını ispatlamak için
onaylayıcı sorular sorarlar ve kendileri cevap verirler. İstedikleri tepkiyi
alamazlarsa konuyu değiştirir başka bir şey anlatmaya başlarlar. En son yine
başa dönüp aynı şeyleri anlatmaya devam ederler. Bozulmuş plak gibi hep aynı
yerden devam ederler. Kimileri bilmeyerek böyle davranır kimleri ise bilerek
davranır. Maalesef (!) etrafımızda
bilerek bu şekilde davranan insanlar çok fazla. Adeta böyle davranarak
üstümüzde yıldırma politikası uyguluyorlar ve işlerini gördürmeyi çalışıyorlar.
Yine bizlerin tutumları yüzünden istediklerini başarıyorlar.
Peki! Bizler ne yapmalıyız? Susmalı ortamları onlara mı bırakmalıyız,
konuşmalı doğru olanı mı yapmalıyız yoksa ortamdan kaçmaya mı çalışmalıyız? Bana
göre konuşmalı ve doğru olanı göstermeliyiz. Ancak; bu doğru ve düzgün bir
üslupla yapmalıyız. Bağırarak konuşmak hiçbir işe yaramayacak aksine karşı
tarafı daha fazla haklı konumuna düşürecektir. Konuşma esnasında el veya parmak
sallamak doğru bir hareket değildir. Normal bir ses tonu ile yerinde seçilen
kelimelerle konuşma yapılması sorunun çözümünde etkili olacak. Karşı tarafın
sessiz kalmasını sağlayacak ve size karşı kurmaya çalıştığı baskıyı yok
edecektir. Atalarımızın dediği gibİ: “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkaracaktır.”
Çok güzel bir yazı olmuş elinize sağlık
YanıtlaSilçok teşekkür ediyorum.
SilDoğru tespit.Emeğinize sağlık Nejla hanım
YanıtlaSilTeşekkür ederim.
Sil