DİL Mİ?/LANGUAGE Mİ?
Türkçe konuşurken, sunum yaparken araya yabancı dillerdeki özellikle İngilizce kelimeleri kullanma gibi bir hastalık var ülkemizde. Kendini tanıtmak isteyen veya kendini üstün göstermeye çalışan insanlarda daha çok görüyoruz bu hastalığı.
Bilimsel, akademik konularda birebir Türkçe karşılığı olmayan sözcükleri elbette kullanacağız. Ama sıradan, normal bir konuşmada olağan durumları anlatırken yabancı kelimeler kullanmak doğru değildir. İletişim kurduğumuz birey ya da bireyler, yabancı dil bilmeyebilir veya o an kullanılan kelimenin ne anlama geldiğini unutmuş olabilir. Yaptığımız hatalı kelime kullanımı birey için önemli olan bir noktayı kaçırmasına neden olabilir.
İnsan bilgili, görgülü bir kişi olduğunu hareketleri, tavırları, konuşurken kullandığı kelimelerle, ses tonu ile belli eder. Yabancı kelimeler kullanmak bilgili bir kişi olduğunu göstermez tam tersine cahil bir kişi olduğunu göstermiş olur. Hiçbirimiz Öz Türkçe konuşmuyoruz, İstanbul Türkçesi kullanıyoruz. Kullandığımız dilde tarihsel ve kültürel olarak etkileşimde bulunduğumuz Arapça ve Farsça'nın etkisi var.. Hatta dilimize Fransızca'dan bir sürü kelime girmiş durumdadır. Bu kelimeler dilimizde kalıplaşmış bulunuyor. Fakat; kendini farklı göstermek adına: "rekabet" yerine "competition", "kapsamak" yerine "involve etmek", "anahtar" yerine "key" kullanmak ne kadar doğru? Özellikle iş dünyasına yeni giren kendini kanıtlamaya çalışan kişilerde bu şekilde konuşma halinin daha çok olduğunu gözlemekteyiz. Birkaç dil öğrenmiş olması çok güzel bir şeydir, bunu konuşurken karıştırarak söylemek dilimize yaptığımız en büyük ihanettir. Cemal Süreya bir şiirinde bu durumu şöyle eleştirmiştir:
" Beş dil biliyormuş ünlü kişi
Ünlü ve saygıdeğer
Bir de Türkçe öğrense
Altı eder "
Bu dil sorunu geçmişte yaşanmış, bugün yaşanıyor, görünen ki daha sonra da yaşanmaya devam edecektir.
Yorumlar
Yorum Gönder